Skip to main content

Rapora İlişkin ilk Tespitlerimiz

 

Adından da anlaşılacağı üzere Rapor, deprem sonrasında yaşanan durumun insan hakları ve ayrımcılık bağlamında değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Ancak Raporun hazırlık sürecinde ziyaret edilen il-ilçelerde dezavantajlı gruplarla görüşme yapılmadığı, Raporun sadece kamu birimlerinden alınan bilgilerle yazıldığı,

Raporun ana başlıkları olan barınma hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı başlıklarında dezavantajlı gruplara ilişkin alternatif seçeneklerin bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı,

Depremzedelere yönelik olarak devlet tarafından açıklanan desteklerin (hane başına 10.000,00 TL destek, Kira yardımı, bölgeden çıkmak isteyenlerin ücretsiz olarak havayolu ile taşınması vb) hiçbirisi bakımından ayrımcılık değerlendirmesi yapılmadığı,

Raporda kurum tarafından 16 Şubat’ta yapılan basın açıklamasına konu işkence ve kötü muamele iddialar ile herhangi bir değerlendirme yapılmadığı,

8 Şubat tarihinde Hatay cezaevinde 3 mahkumun yaşamını yitirdiği ve birçok mahkumun yaralandığı olaylar yaşanmıştir.  Ancak ziyaret edilen illerden birisi Hatay olmasına rağmen Raporda bu olaydan hiç söz edilmemiştir. 

Raporun ana başlıklarından birisinin barınma hakkı olmasına rağmen KIZILAY’ın çadır satmasına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığı,

Raporun kaynakçasına bakıldığında deprem ile ilgili bütün bilgilerin devletin ve resmi yetkilerinin açıkladığı bilgilere dayandığı, Raporun bilgi kaynakları arasında sayılan medya taramalarından toplanan tüm bilgilerin sadece bakanlıklar, bakanlar ve kamu kurumlarının açıklamaları olduğu, bu süreçte medyaya yansıyan insan hakları ihlali, ayrımcılık ve işkence iddialarının hiç birine rapora yer verilmediği görülmektedir.

 

TİHEK’in Deprem Sürecine İlişkin Faaliyetleri

 

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana ve 11 ili etkileyen 7,6 ve 7,7 büyüklüğündeki iki deprem gerçekleşti. Özellikle Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde yıkıcı etki yaratan depremde resmi açıklamalara göre 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi ise yaralandı. 

Deprem sonrası kurtarma çalışmalarının geç başlaması ve yetersiz olması, yeterli insani yardımların yapılmaması, yardımlarda ayrımcılık yapılması, kötü muamele ve işkence, barınma ve gıda desteğinin verilmemesi, KIZILAY’ın çadır satması , 8 Şubat tarihinde  Hatay Cezaevinde yaşanan olaylar ve  sığınmacı/göçmenlerin kamu yardımlarına erişememesine kadar uzanan insan hakları ihlalleri iddiaları depremden sonraki ilk hafta içinde  bölgedeki insanlar/kaynaklar tarafından farklı mecralarda kamuoyu ile paylaşıldı.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) kanuni görevi olan insan haklarının korunması, geliştirilmesi, ayrımcılığın önlenmesi ve kapalı kurumlarda kötü muamele ve işkencenin önlenmesi için çalışmaktır. TİHEK’in bu görevleri yerine getirebilmesi için geniş kanuni yetkiler ile donatılmıştır. 

TİHEK, deprem sonrasında 7 Şubat tarihinde Twitter üzerinden deprem bölgesine insanı yardım götürmek üzere heyetlerinin yola çıktığını açıklamıştır. TİHEK, 16 Şubat tarihinde  “Temel misyonu insan onurunu temel alarak kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesi olan Kurumumuz, deprem felaketinin sonuçlarını, uzun bir sürece yayılan çalışma gerektirdiği bilinciyle kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlar ile iş birliği içerisinde takip edecektir.”  açıklamasını kamuoyu ile paylaşmıştır. 

Kurum, 7 Şubat’ta “Charlie Hebdo Dergisinin Türkiye’deki Depremle İlgili Nefret İçerikli Paylaşımı Hakkında Basın Açıklaması”  , 17 Şubat’ta “Deprem Felaketi Sonrası Artan Konut Fiyatlarına İlişkin Basın Açıklaması” , 18 Şubat tarihinde “Depremzede Vatandaşlarımızın Çalışma Hakkına İlişkin Basın Açıklaması”  açıklamalarını yapmıştır. 

Yine EİM tarafından 13 Şubat tarihinde deprem bölgesinden gelen bazı yurttaşlara şiddet uygulandığına ilişkin sosyal medya paylaşımı  sonrasında, TİHEK tarafından 16 Şubat’ta yapılan “Ülkemizde Yaşanan Deprem Felaketine İlişkin Basın Açıklaması” nda “bu süreçte çeşitli mecralarda “yağmacı” oldukları iddiasıyla bazı kişilerin kötü muameleye maruz bırakıldıklarını içeren çeşitli görüntü ve videolar yer almaktadır. Yetkili kamu görevlileri tarafından her türlü suç iddiasının hukuk devleti ilkesi çerçevesinde hassasiyetle ele alınması gerekmektedir.

Temel misyonu insan onurunu temel alarak kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesi olan Kurumumuz, deprem felaketinin sonuçlarını, uzun bir sürece yayılan çalışma gerektirdiği bilinciyle kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlar ile iş birliği içerisinde takip edecektir.” ifadeleri ile sosyal ve yaygın medyaya yansıyan kötü muamele ve işkence olaylarının kurum tarafından takip edileceğini kamuoyuna açıklamıştır. 

7 Mart tarihinde Eşitlik İzleme Merkezi’nin (EİM), deprem bölgesinden TİHEK’e yapılacak başvurular için, başvuru koşullarının kolaylaştırılmasına ilişkin önerileri içeren “TİHEK’e Acil Çağrı”  açıklamasını, yapmıştır. 10 Mart tarihinde TİHEK tarafından yapılan basın açıklaması ile EİM tarafından yapılan önerilerin biri hariç tümünün yer aldığı deprem bölgesi için başvuru koşulları açıklanmıştır.  Ancak TİHEK bu açıklamada önerilerin EİM’den geldiğine ilişkin herhangi bir bilgiye yer vermemiştir. 

TİHEK, 13 Mart tarihinde “Deprem Sonrası Durum Ve Afet Yönetimine İlişkin İnsan Hakları Temelli İzleme Faaliyetleri” kitapçığını kamuoyu ike paylaşmış ve kitapta “Barınma, sağlık ve eğitim hakkı başta olmak üzere tüm insan haklarının gözetilmesi ve sürecin hiçbir aşamasında ayrımcılık yapılmaması amacıyla izleme faaliyetlerinin sürdürülmesi,” ; “İşkence ve kötü muamele olaylarının izlenmesi ve konuya ilişkin gerekli tedbirlerin alınması,” ve “Karar alıcılar tarafından oluşturulacak politika belgelerinin insan haklarını temel alması ve bu konuda yetkili mercilere tavsiyelerde bulunulması,” konularında çalışma yürütüleceği belirtilmiştir. Kitapçıkta İzleme Kontrol Listesi başlığı altında 12 ayrı başlık sayılmıştır. Bunlar arasında çocuk hakları, yaşlı hakları, engelli hakları, kadın hakları, ayrımcılık yasağı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve iyi yönetişim ve eğitim hakkı da  bulunmaktadır. Çocuk hakları başlığı altında engelli çocuklar ana konulardan biri olarak yer almaktadır.

Kurum 20 Mart 2023 tarihinde “Deprem Nedeniyle Naklini Eskişehir’deki bir Okula Aldırmak İsteyen Öğrencinin Başörtülü Olması Nedeniyle Okula Kabul Edilmediği İddiasına İlişkin Basın Açıklaması” yapmıştır. 

TİHEK, web sitesinde paylaştığı belgelerde  kamuoyuna  deprem sonrasında yaşanan gelişmeleri kamu politikaları da dahil olmak üzere insan hakları normları ve ayrımcılık yasağı ilkesi çerçevesinde izlediğini ve bulgularını raporlayacağını kamuoyuna açıklamıştır. 

Nitekim TİHEK 28 Eylül 2023 tarihinde resmi sosyal medya hesabından yaptığı duyuru ile “Deprem Sonrası Yaşananlara İlişkin İnsan Hakları ve Ayrımcılık Hukuku Bağlamında İzleme Raporu”nun yayınladığını duyurmuştur.

Rapor aynı tarihte kurumun web sitesi üzerinden erişime açılmıştır.  Raporda, raporun dayanak ve yöntemi  aşağıdaki şekilde açıklanmıştır:

“Bu kapsamda, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu, 6701 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinden kaynaklanan resen inceleme yetkisini kullanarak 23/3/2023 tarih ve 283 numaralı kararıyla deprem sonrası yaşananlara ilişkin izleme raporu hazırlanmasına karar vermiştir. “Deprem Sonrası Yaşananlara İlişkin İnsan Hakları ve Ayrımcılık Hukuku Bağlamında İzleme Raporu” başlıklı bu tematik rapor, söz konusu karar doğrultusunda hazırlanmıştır.”

“Rapor kaleme alınırken, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrasında TİHEK tarafından oluşturulan heyetlerin afet bölgesine yaptığı ziyaretler ile Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmelerden edinilen bulgu ve gözlemler temel kaynak olarak kullanılmıştır. Bunların yanı sıra, ilgili ulusal ve uluslararası müktesebata, uluslararası insan hakları sözleşmelerinin denetim organlarının kararlarına ve genel yorumlarına, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşların konuya ilişkin raporları ile çalışmalarına, hem ulusal hem de uluslararası sivil toplum kuruluşlarının (STK) raporlarına, baroların yayınlarına, konuya ilişkin yapılan akademik çalışmalara ve basına yansıyan haberlere başvurulmuştur.”

Raporda, TİHEK’in Osmaniye, Mersin, Hatay, Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Afyonkarahisar ve Kahramanmaraş illerine ve bazı ilçelerine ziyaretler yapıldığı ayrıca deprem bölgesinden kuruma yapılan başvuruların (1) da kullanıldığı ifade edilmektedir.

__________________________________________________

TİHEK’e 9’u ayrımcılık, 2’si insan haklarının korunması, 4’ü ulusal önleme mekanizması ve 6’sı diğer başlıklarında sınıflandırılan toplam 21 başvuru yapıldığı; bu başvuruların 8’i hakkında kabul edilemezlik, 2’si hakkında karar verilmesine yer olmadığı ve 13 başvurunun ilgili idareye gönderildiği bilgisi verilmektedir. Bknz a.g.e sy. 84
Skip to content