Skip to main content

11. Yargı Paketi Ayrımcılığı Yapısal Hale Getiriyor:

Eşitlik Risk Altında!

LGBTİ+’ları hedef alan Türk Ceza Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve diğer yasalarda yapılması önerilen değişiklikler taslağı hayatın pek çok alanında ayrımcılığı tesis etmek dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlalleri riski taşımaktadır.

Türk Ceza Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını hedefleyen 11. Yargı Paketi Taslağı, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak 2025 tarihinde açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesine dayanmaktadır. Basına sızdırılan taslak teklif son derece endişe verici hükümler içermektedir. Teklif  bu haliyle kabul edilirse, diğerlerinin yanı sıra:

  • Cinsiyet uyum sürecine başlama yaşını 18’den 25’e çıkaracak;
  • Cinsiyet geçiş sürecine başlamak isteyen kişiler için kısırlaştırmayı zorunlu hale getirecek. Bu, “kişinin üreme yeteneğinden kalıcı olarak yoksun olduğunu ve cinsiyet geçişinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak ve en az üçer aylık aralıklarla yapılacak dört değerlendirme sonucunda düzenlenecek resmi bir sağlık kurulu raporuyla belgelemek” şeklinde şart koşulacaktır,
  • Cinsiyet geçişine yönelik hiçbir tıbbi müdahalenin yetkilendirme olmadan yapılamayacağını zorunlu kılacak,
  • Trans bireylerin resmi belgelerde cinsiyet değişikliği yapmasını zorlaştıracak,
  • Türk Ceza Kanunu’nun “Hayasızca Hareketler” başlıklı 225. maddesini değiştirerek Kanun’a “biyolojik cinsiyet” ifadesini ekleyecek. Bu değişiklikle, LGBTİ+ ifadeleri/görünümü “hayasızlık” olarak tanımlanacak ve görünür kılınması cezalandırılacaktır.

Kanun taslağında önerilen hükümlerin, LGBTİ+’ların hakları ve genel olarak insan hakları üzerinde olumsuz etkiler yaratmasından derin endişe duymaktayız.

Ayrımcılık Yasağı ve Eşitlik İlkesine Müdahale

Önerilen değişiklikler yoluyla LGBTİ+’ların kriminalize edilmesi ve daha da marjinalleştirilmesi, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılığı yasaklayan ayrımcılık yasağı ve eşitlik hakkını koruma yükümlülüklerini ihlal edecektir (Anayasa m. 10, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesi, 2, 3 ve 26. maddeler). Yasal cinsiyet tanınmasına erişimdeki ayrımcılık, kimlik belgelerindeki uyumsuzlukların istihdam, barınma ve sosyal hizmetlerde dışlanma ve tacize yol açması nedeniyle, çalışma, eğitim ve yeterli barınma hakkına erişimde ayrımcılık yaratacaktır. Ayrıca, damgalamayı meşrulaştırarak ve LGBTİ+ kimliklerini “ahlâk dışı” olarak hedef alarak, bu teklif yasa önünde eşitlik ve ayrımcılıktan korunma haklarını tehdit etmekte.

 Suç ve Cezaların Kanuniliği İlkesinin İhlali

Kanun taslağı, Anayasanın 38. maddesinde ve AİHS’in 7. maddesinde düzenlenen suç ve cezaların kanuniliği ilkesine ve yine Anayasanın 13. maddesinde düzenlenen temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin ölçüt ve düzenlemeye açıkça aykırıdır.

Kanun taslağındaki çoğu muğlak ifadeler gerek AİHM ve gerek AYM kararlarında sürekli vurgulanan ve demokratik toplumlarda temel hakların sınırlandırılması için gerekli olan ölçülülük, gereklilik, uygunluk ve orantılılık ilkelerinden oldukça uzaktır.

İfade ve Örgütlenme Özgürlüğünün Kısıtlanması

LGBTİ+ aktivizmini, medya temsilini ve kamu savunuculuğunu kısıtlayan yasalar, ifade özgürlüğünü (MSHUS Madde 19) ihlal edecektir.

Eğer bu durum LGBTİ+ haklarını savunan sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin kısıtlanmasına yol açarsa, bu da örgütlenme özgürlüğünün ihlali anlamına gelecektir (MSHUS Madde 22).

Keyfi Tutuklamaların Artma Riski

LGBTİ+’lar ile ilgili faaliyetleri kriminalize eden muğlak yasal düzenlemeler, keyfi tutuklama ve yargılamalara neden olarak özgürlük ve güvenlik hakkını (MSHUS Madde 9) ihlal edebilir.

Bu yasaların seçici biçimde uygulanması ve kötüye kullanılması, LGBTİ+ hakları için çalışan aktivistleri, gazetecileri ve örgütleri susturmak için bir araç haline gelebilir; bu da insan hakları savunucularını tehlikeye atacaktır.

Özel Hayatın Gizliliği ve Beden Bütünlüğünü Koruma Hakkına Müdahale

TCK m.225’in kapsamının “genel ahlâk ve biyolojik cinsiyet” bağlamında genişletilmesi Anayasanın 25. ve AİHS’in 8. maddesinde güvence altına alınan “özel hayatın gizliliği” ilkesinin ihlalidir. Bu ihlal, güvence altındaki söz konusu alanlara cezai yaptırımla müdahaleyi beraberinde getirme riskini getirmektedir. LGBTİ+ kimliklerinin ve eşcinsel ilişkilerin bu şekilde kriminalize edilmesi, MSHUS’un 17. maddesinde yer verilen özel hayatın ve aile yaşamının gizliliği hakkını da ihlal edecektir.

Ayrıca LGBTİ+ toplantılarının olası izlenmesi ve denetlenmesi de özel hayatın gizliliği hakkının ihlaline yol açabilecektir.

Şiddet ve Cezasızlık Riskinin Artması

LGBTİ+’ları damgalayan yasal önlemler, ayrımcılığı meşrulaştırma ve nefret suçlarını, tacizi ve şiddeti artırma potansiyeline sahiptir.

Devletin LGBTİ+’lara yönelik saldırıları engellememesi ve failleri etkin biçimde soruşturup cezalandırmaması, yaşam hakkının ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye karşı korunma hakkının (MSHUS 6. ve 7. madde) ihlaline yol açacaktır.

Bu kritik gelişmeyle ilgili olarak Adalet Bakanlığı yetkililerini Türkiye’nin insan hakları yükümlülükleriyle uyumlu olmayan taslağın geri çekmeye, tüm milletvekillerini etkilenenlerle dayanışma göstermeye ve temel insan hakları ile ayrımcılık yasağına bağlılığı güçlendirmeye çağırıyoruz.

 

İmzacı Kurumlar:

17 Mayıs Derneği

Denizli Otizm Derneği

Engelliler Konfederasyonu

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği

Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu

İnanç Özgürlüğü Girişimi

İnsan Hakları Gündemi Derneği

Kadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği

Kaos GL

Lambda İstanbul

Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği ( SPoD )

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği

Romani Godi  (Roman Hafıza Çalışmaları Derneği)

Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği (ÜniKuir )

Eşitlik İzleme Merkezi
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.