Nefret suçunu engellemek için herkesin yapabileceği bir şey var!
Dr. Mine Yıldırım – İnanç Özgürlüğü Girişimi

Dr. Mine Yıldırım – İnanç Özgürlüğü Girişimi
Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de nefret suçu şiddetle kanayan bir yara olmaya devam ediyor. Buna karşın nefret suçuyla etkin bir mücadele için kamu görevlileri yeterli adımları atmış değil. Din veya inanç temelli nefret suçları da dahil olmak üzere tüm nefret suçlarını engellemek ve bunlarla mücadele etmek amacıyla nefret suçlarına ilişkin mevzuat düzenlenmesi yapılması, nefret suçlarının ayrıştırılmış bir şekilde kayıt altına alınması, etkin bir şekilde soruşturulması, kovuşturulması ve uygun bir yaptırım uygulanması acilen atılması gereken adımlardan yalnızca bazıları.
Peki, nefret suçlarının adi suçlardan ne farkı var ve neden farklı bir şekilde ele alınması gerekiyor? Nefret suçu, belirli insan gruplarına yönelik önyargı veya ön yargıdan kaynaklanan suç eylemidir. Bu suçların etkileri doğrudan mağdurların ve yakınlarının çok ötesine yayılır. Çünkü nefret suçları, bu suçların hedefindeki kişiler gibi ibadet eden, görünen, konuşan ve aynı inançları paylaşan herkesi ve genel olarak toplumu tehdit ediyor.
Ancak, 10 kişiden 9’u maruz kaldığı nefret suçunu bildirmiyor. Dünyanın birçok yerinde genel bir eğilim olarak nefret suçları yaşanandan az ihbar edilip raporlanıyor. Bu durum, bu suçların çoğu zaman cezasız kalmasına ve yeteri kadar görünür olmamasına neden oluyor.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) nefret suçunu şöyle tanımlıyor:
Mağdurun, mülkün ya da işlenen bir suçun hedefinin, gerçek ya da hissedilen ırk, ulusal ya da etnik köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, zihinsel ya da fiziksel engellilik, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak benzer özellikler taşıyan bir grupla gerçek ya da öyle algılanan bağı, bağlılığı, aidiyeti, desteği ya da üyeliği nedeniyle seçildiği, kişilere veya mala karşı suçları da kapsayacak şekilde işlenen her tür suç.
Bir olayın nefret suçu sayılması için iki unsuru taşıması gerekir: Hem cezai bir suç hem de önyargı saiki. Suç, öldürme, yaralama, mala ve taşınmaza zarar verme, tehdit, hakaret gibi suçları içerebilir. Önyargı saiki, ırk, etnik köken, dil, din, milliyet, cinsel yönelim, engellilik, cinsiyet veya diğer kimlik özellikleri gibi ortak bir kimlik özelliğini paylaşan belirli bir gruba yönelik önyargı, hoşgörüsüzlük veya nefret olarak tanımlanabilir.
Nefret suçu nedir? videosu…
Nefret suçu sıklıkla nefret söylemi ile karıştırılabiliyor. Nefret söylemi bir kişinin korunan özelliklerine dayalı olarak şiddeti, ayrımcılığı veya nefreti teşvik eden veya teşvik eden sözlü, yazılı veya sembolik her türlü ifadeyi ifade eder. Her nefret söylemi suç teşkil etmeyebilir ancak zararlı ve saldırgan olabilir.
İnanç Özgürlüğü Girişimi nefret suçu ile ilgili farkındalık yükseltmeye, bu konuda AGİT işbirliği ile eğitim düzenlemek de dahil olmak üzere kapasite geliştirmeye, sivil toplum ve din veya inanç topluluklarıyla işbirliği yapmaya devam ediyor. 2019 yılından beri ise din, inanç veya inançsızlık temelli önyargı saikiyle işlenmiş nefret suçlarını izliyor ve raporluyor. Bu çalışmanın amacı nefret suçlarının görünürlüğünü artırarak bu suçlarla mücadeleye ve
cezasızlığın önüne geçilmesine katkıda bulunmak.
2022 Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları Raporu’nda tespit edilen 36 nefret suçu ve olayı yer alıyor. Hedef alınan gruplara ve suç türlerine göre dağılım şöyle
2022 rapor videosu…
Kapsamlı ve ayrıştırılabilir nefret suçu verileri, en savunmasız ve hedef alınan mağdur toplulukların belirlenmesine olanak tanır. AGİT’e göre polis teşkilatının, kovuşturmanın ve mağdur desteğinin nasıl iyileştirilebileceğini belirlemek için nefret suçu verileri analiz edilmelidir. Türkiye’de nefret suçlarını izleme, istatiksel verileri toplama, bu verileri değerlendirme ve düzenli raporlar şeklinde kamuoyu ile paylaşma sürecini yürütmek üzere yasal düzenleme ile yetkili ve görevli kılınmış bir kamu kurumu bulunmuyor. Çeşitli sivil inisiyatiflerin çalışmaları alandaki bilgi eksikliğini giderme konusunda kritik öneme sahip.
Siz de yaşanan nefret suçlarının görünürlüğünü artırmaya destek olabilirsiniz! Nefret suçlarının mağdurları, tanıkları ve bu suçlardan haberdar olan kişiler nefret suçlarını polise ve/veya sivil inisiyatiflere bildirebilir. İnanç Özgürlüğü Girişimi’ne din, inanç veya inançsızlık temelli nefret suçlarını bildirim formu ile iletebilir veya [email protected] adresine yazabilirsiniz.
Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları Bildirim Rehberi de nefret suçlarının mağdurlar veya tanıklar tarafından daha fazla bildirilmesine katkıda bulunmak için sıkça soruların sorulara yanıt veriyor.
Nefret suçu bildirimi yaparken mümkün olduğu kadar somut ayrıntılara yer vermeli:
- Olayın detayları neler?
Ne, ne zaman, nerede ve nasıl yaşandı? Kim hedef alındı ve olası failler kimdi?
- Olay neden nefret suçu?
Hakaret, tehdit veya bu niteliklerde vücut hareketleri söz konusu mu? Olayın yaşandığı yer ile zaman ve bunların önemi . Faillerin giydiği kıyafetler veya taşıdığı semboller Önyargı saikine işaret eden diğer göstergeler
- Olayı daha iyi anlamamıza yardımcı olabilecek diğer detaylar neler?
Bilgi kaynağınız neresi? (Örneğin: medya, mağdur, tanık, polis)
Nefret suçlarıyla mücadele etmek için herkesin yapabileceği bir şey var! Sessiz kalmayın, harekete geçin!
Nefret suçlarıyla mücadele videosu…
* Bu yazı İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin nefret suçlarıyla ilgili olarak ürettiği pek çok kaynaktan derlenmiştir.
İnanç Özgürlüğü Girişimi
İnanç Özgürlüğü Girişimi (İÖG), Türkiye’de düşünce, din veya inanç özgürlüğü hakkının herkes için korunması amacıyla, Eylül 2011’de Mine Yıldırım tarafından kuruldu. İÖG, 2013 yılından beri ise Norveç Helsinki Komitesi’nin yürüttüğü bir insan hakları projesi olarak, düşünce, din veya inanç özgürlüğüne dair izleme ve savunuculuk faaliyetlerine devam ediyor.
Proje, herkesin düşünce, din veya inanç özgürlüğüne sahip olduğu ilkesiyle, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Madde 18’i temel alıyor:
Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça veya özel olarak ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.
Türkiye’de herkes için din veya inanç özgürlüğü hakkının etkin bir şekilde korunması amacıyla yürütülen projenin temel etkinlikleri arasında konuyla ilgili izleme, belgeleme, raporlama ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi yer alıyor. Proje kapsamında, Türkiye’de inanç özgürlüğü hakkının korunmasına ilişkin yasal ve idari gelişmeler, yargı kararları ve uluslararası insan hakları mekanizmalarının karar ve görüşleri bütüncül bir yaklaşımla izleniyor.
Gelişmeleri sistematik ve insan hakları temelli bir şekilde sunan yıllık raporların yanı sıra, savunu raporları ve üçüncü taraf gözlemleri aracılığıyla, insan hakları uyum denetimi izleme süreçlerine katkı sunuluyor. Ayrıca, hukuki standartlar ve hazırlanan izleme raporlarını ilgili tüm paydaşların kullanımına sunarak konuya dair kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor. Bunlara ek olarak, inanç özgürlüğünün etkili bir şekilde korunmasının önündeki bağlam kaynaklı meseleleri çeşitli yönleriyle ele almak ve farklı paydaşları bir araya getirmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor.



