Hollanda Ayrımcılıkla Mücadele Bürosu’ndan Randy von Düren, Uluslararası Eşitlik Konferansında yaptığı konuşmayla ayrımcılıkla mücadelede Hollanda’nın deneyimlerini ve bu birikimi Türkiye’deki sivil toplum örgütleriyle nasıl paylaştıklarını anlattı.
Hollanda Modeli: Belediyelerde Ayrımcılıkla Mücadele Ofisleri
Von Düren, Hollanda’da 15 yıl önce yürürlüğe giren bir yasa sayesinde her belediyenin, vatandaşların ayrımcılık şikayetlerini bildirebileceği ve hukuki destek alabileceği bir ofise sahip olduğunu belirtti. “Bu ofisler ücretsiz danışmanlık ve hukuki yardım sağlıyor. İnsan hakları mahkemelerine dava açmak isteyenlere destek oluyor, ceza süreçlerini takip etmek isteyenlere rehberlik ediyoruz,” diyerek, Hollanda’nın bu alandaki kapsamlı yaklaşımını özetledi.
Türkiye ile İşbirliği ve Bilgi Paylaşımı
Von Düren, Hollanda Helsinki Komitesi ve Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nin işbirliğiyle Türkiye’den bir grup STÖ temsilcisi ve akademisyeni ağırladıklarını ifade etti. Çalışma ziyareti sırasında katılımcıların, Hollanda’daki insan hakları ve ayrımcılıkla mücadele alanında faaliyet gösteren kurumları yerinde inceleme fırsatı bulduklarını aktardı.
“Bu süreç, sadece bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda karşılıklı bir öğrenme deneyimiydi,” diyen von Düren, geçen yıl Türk STÖ’lere yönelik düzenledikleri eğitimlerden ve ayrımcılık şikayetlerini izleme protokolü geliştirmek için yürütülen mentorluk programından bahsetti. “Bu tür işbirlikleri, ayrımcılık gibi küresel bir soruna karşı daha güçlü mücadele yolları geliştirmemize olanak tanıyor,” diye ekledi.
Eğitim ve Mentorluk Çalışmaları
Von Düren, mentorluk programları sayesinde STÖ’lerin, topladıkları verileri sistematik bir şekilde raporlamayı ve bu verilerle daha etkili savunuculuk yapmayı öğrendiğini ifade etti. Ayrımcılık vakalarını doğru şekilde belgelemenin, bu alandaki farkındalığı artırmada ve çözüm yolları üretmede ne kadar önemli olduğu vurguladı.
Ayrımcılıkla Mücadele: Evrensel Bir Sorun
Konuşmasında ayrımcılığın evrensel bir sorun olduğunun altını çizen von Düren, Hollanda’da da son yıllarda ayrımcılığın farklı biçimlerine daha fazla alan açıldığını vurguladı. LGBTQ+ topluluğuna yönelik ayrımcılık ve Hollanda’nın uluslararası sıralamalardaki gerilemesini örnek gösterdi.
Yine de Hollanda’da, ayrımcılıkla mücadele için yasal dayanak ve hükümet desteğiyle kurulan ofislerin büyük bir avantaj olduğunu belirtti. Ancak, hükümetlerin kendi sistemlerindeki ayrımcılığı kabul etme ve bununla yüzleşme sorumluluğunu taşıması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Randy von Düren’in konuşması, Hollanda ve Türkiye arasında kurulan işbirliğinin, her iki taraf için de öğretici ve ilham verici bir süreç olduğunu ortaya koydu. Bu tür bilgi alışverişlerinin, ayrımcılıkla mücadelede daha etkili politikalar ve yaklaşımlar geliştirilmesine katkı sağladığına şüphe yok.
Von Düren’in de dediği gibi, “Ayrımcılıkla mücadele evrensel bir çaba gerektirir ve bu süreçte birbirimizden öğrenecek çok şeyimiz var.”
























