Ankara’da 18-19 Ekim 2024 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Eşitlik Konferansı, Türkiye’de ayrımcılıkla mücadelede sivil toplum koalisyonlarının rolünü güçlendirmeyi hedefleyen bir buluşma noktası oldu. Litai Konuk Evi’nde gerçekleşen etkinlik, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği (ESHİD) ve Hollanda Helsinki Komitesi (NHC) tarafından organize edilirken, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Ayrımcılığa Karşı Birlikte” projesi çerçevesinde hayata geçirildi. Konferansın ana hedefi, ayrımcılık mağdurlarının adalete erişimini iyileştirecek yöntemleri tartışmak ve ulusal, uluslararası paydaşlar arasında işbirliğini geliştirmekti.
Konferansın Amacı ve Temel Başlıkları
Etkinlik, ayrımcılıkla mücadelede ulusal insan hakları ve eşitlik kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının (STK), akademik çevrelerin ve uluslararası paydaşların rollerini yeniden değerlendirmeyi amaçladı. Özellikle şu başlıklar ön plana çıktı:
- Türkiye’de artan ayrımcı uygulamalar ve eşitlik kurumlarının çözüm önerileri,
- Doğal afetler ve pandemiler gibi kriz durumlarında ayrımcılıkla mücadele stratejileri,
- Avrupa ve Türkiye’de yapısal ayrımcılık ve ırkçılıkla mücadelede iyi uygulama örnekleri.
Programdan Dikkat Çeken Anlar
İki gün süren etkinlikte hem ulusal hem de uluslararası düzeyde uzmanlar, akademisyenler ve STK temsilcileri yer aldı. İlk günün öne çıkanları arasında, AB Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas’ın açılış konuşması ve Türkiye’de ayrımcılığın mevcut durumunu ele alan ilk panel vardı. Ayrıca, doğal afetler ve pandemiler sırasında ayrımcılıkla mücadele yöntemlerini tartışan panelde Nepal Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, Romani-Godi ve FİSA Çocuk Hakları Merkezi gibi kurumların katkıları da dikkat çekti.
Nejat Taştan’ın “Türkiye’de Ayrımcılık Algısı Araştırma Sonuçları: 2018-2020-2022 ve 2024” başlıklı sunumu, ayrımcılık algısına dair yıllara yayılan verileri paylaşarak, Türkiye’de toplumsal değişim dinamiklerini gözler önüne serdi. Sunum, ayrımcılıkla mücadelenin geleceği için önemli çıkarımlara kapı araladı.
Bunun yanı sıra, Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dilşad Çiğdem Sever’in, TİHEK kararlarını izleme raporuyla ayrımcılıkla mücadelede ulusal kurumların mevcut durumu ve geliştirilmesi gereken yönlerine dair kapsamlı analizi, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.
İkinci gün, Eşitlik Kurumları için yeni standartlar ve politika tavsiyelerine dair bir çerçeve çizen Niall Crowley’nin konuşmasıyla başladı. Konuşma, eşitlik kurumlarının yalnızca yasal düzenleyiciler olarak değil, aynı zamanda sosyal dönüşüm aktörleri olarak nasıl hareket edebileceğine dair somut öneriler sundu.
Ardından, yapısal ayrımcılık ve ırkçılıkla mücadelede eşitlik kurumları, STÖ’ler ve akademik dünyanın rolü ele alındı. Özellikle Hrant Dink Vakfı’ndan Elif Erol ve Utrecht Üniversitesi’nden Marcel Lubbers’in, Avrupa’daki ve Türkiye’deki yapısal ayrımcılık örneklerini karşılaştırdığı sunumları, bu alandaki çözüm yollarına ışık tuttu.
Seçimlerde nefret söylemi ve ayrımcılık konulu panelde, özellikle siyasi kampanyalarda kullanılan ayrımcı söylemlerin azaltılmasına yönelik öneriler tartışıldı. Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan ve Bilgi Üniversitesi’nden Güventürk Görgülü panelde yer aldı.
Ayrıca, etkinlikte “Eve Dönüş” ve “Karıncanın Ayak İzleri” isimli ayrımcılığı ele alan kısa filmlerle başka bir bakış açısı yakalanmaya çalışıldı.
Gün, “Ayrımcılığa Karşı Ortak Alanlar Yaratmak” temalı panel ve konferansın sonuçlarının değerlendirildiği bir kapanış oturumuyla sona erdi.
Konferansın sonunda, ayrımcılıkla mücadelede ulusal ve uluslararası aktörler arasında daha güçlü işbirliklerinin gerekliliği üzerinde duruldu. Uluslararası Eşitlik Konferansı, ayrımcılıkla mücadelede farkındalık yaratmanın yanı sıra, Türkiye’de ve Avrupa’da bu konuda çalışan aktörlerin güçlerini birleştirmesi için önemli bir platform sundu.




































